Hamilelikte kilo alımı

January 14, 2010 by Doktorunuz  

hamile

Hamileliğiniz süresince ne yediğiniz ve nasıl yediğiniz, çocuğunuzun gelecekteki sağlık durumunu etkiliyor.

Kendinizin ve büyüyen bebeğinizin sağlığını korumak, besin öğeleri bakımından yeterli ve dengeli olan sağlıklı bir diyet ile mümkündür. Hamilelik süresince ekstra kaloriye, proteine, vitamin ve minerallere ihtiyacınız vardır. Sağlıklı beslenmenizin en önemli amacı, gelişmekte olan fetusa, yani bebeğe, ihtiyacı olan besin öğelerini sağlamaktır.

Hamilelikte hem kendiniz hem de içinizdeki yeni oluşmaya başlayan yaşam için daha çok ilgi ve şefkat beklersiniz. Sadece bununla kalmaz, ekstra kilo almanız da gerekir. Peki bu süreçte ne kadar kilo almak normal kabul edilebilir? Öncelikle şunu bilmelisiniz: hamilelik, kesinlikle diyet yapılacak veya kilo vermeye çalışılacak zaman değildir. Hamileliğiniz süresince yaklaşık 9-12 kilo almanız gerekir. Bu ağırlık kazanımı sizin hamilelik öncesindeki kilonuza ve çoğul gebelik (ikiz veya fazla) durumunuza göre değişiklik gösterir.

Hamilelik öncesinde zayıfsanız (beden kitle indeksiniz 18,5′in altındaysa), ve hekiminizin başka bir uyarısı yoksa hamileliğiniz süresince yaklaşık olarak 15 kg kadar kilo almanız uygun olacaktır.

Fazla kilo ile hamileliğe başladıysanız ve yine hekiminizin herhangi bir uyarısı yoksa, hamilelik süresince 8-9 kg ağırlık kazanımı bebeğin gelişimi için uygun sayılır.

Hamileliğiniz süresince kilo alımınız her zaman aynı şekilde devam etmez. Çoğu kadın ilk trimesterda (ilk üç aylık dönem) yaklaşık 1,4-1,8 kg kadar kilo alır. Hamileliğinizin son yarısına kadar bu kilo alımınız yavaş ancak sürekli olarak devam eder. İlk trimesterdan sonra uygun olan kilo kazanımı ise yaklaşık haftada 450- 500 gr kadardır.

Eğer kilo alımınızda daha farklı bir durum söz konusuysa bu, içinde bulunduğunuz durumun yanlış olduğu anlamına gelmeyebilir. Hamilelik esnasında kilo alımınız normal seyrederken ani bir değişiklik olduğu takdirde (daha fazla kilo alımı veya kilo kaybı) mutlaka hekiminizle görüşmelisiniz.

Hamileliğiniz süresince ağırlık kaybına neden olabilecek hareketlerden ve diyetlerden kaçınmalısınız. Bu, bebeğinizin gelişimi açısından büyük önem taşır ve bebeğin doğum ağırlığının sağlıklı aralıkta olmasına yardımcı olur.

Beslenmenizde mutlaka çeşitliliği sağlamalı, kendiniz ve bebeğiniz için mümkün olan en mükemmel beslenme planını oluşturmalısınız.

Diyetisyen Sanem APA
sanemapa@yahoo.com

Bebeğinizi emzirin

June 14, 2009 by Doktorunuz  

emziren_anneABD’de yapılan bir araştırmada, bebeğini emziren kadınlarda kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon ve felç riskinin emzirmeyen kadınlara oranla daha az olduğu tespit edildi.

ABD’de ”Obstet Gynecol” isimli tıp dergisinde yayımlanan ”Emzirme Süresinin Annenin Kalp Hastalığı Riskine Etkisine Devamını oku

Rahimdeki poliplere karşı soğan suyu kürü

March 23, 2009 by Doktorunuz  

sogansuyuProf. Dr. İbrahim Saraçoğlu Rahimdeki poliplere karşı soğan suyu kürünü tavsiye ediyor.

Rahimdeki polipleri gidermek için soğan suyu kürü :

Bir orta boy sarı kabuklu soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz -resimdeki olacak) dörde böldükten sonra 2 su bardağı klorsuz kaynar suya koyup 5 dakika kaynatın. Ilıyınca içine tatlandırmak amacıyla başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce birer bardak suyunu için. Devamını oku

Adet düzensizlikleri

January 7, 2009 by Doktorunuz  

like_a_virgin_by_ennilAdet düzensizliği terimini kullanırken öncelikle normal adet kanamasını ve bunun oluşması için gerekli koşulları tanımlamak gerekir. Normal bir adet kanaması için gerekli fizyolojik şartlar şöyle özetlenebilir :

Devamını oku

Hamileler için Bitkisel Yüz Maskesi

January 6, 2009 by Doktorunuz  

face_moisturizerHamilelerin, genellikle üçüncü ve altıncı aylar arasında, alınlarında ve yüzlerinde lekelenmelerin oluştuğu bilinmektedir.
Hekimler bu hamilelik maskesini, chloasma (kloasma) olarak adlandırırlar.

Hamilelerin hormonal dengelerindeki farklılaşmalar sebebi ile oluşan bu lekeler, doğum ve emzirme süresince de kalır, buna karşılık regl sürecinin tekrar başlaması ile yok olma eğilimi gösterir.

Devamını oku

Kızlık Zarı

January 5, 2009 by Doktorunuz  

lost_virgin_by_elenaopreaKızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Eski Yunanlılarda düğün günü gelin götürülürken söylenen şarkılara HYMENAOUS derlerdi. Düğün tanrısının da adı HYMENAOUS idi. Zifaf gecesi kızlık zarı bu tanrıya adandığı için bu zarın adına HYMEN denilmiştir. Kızlık zarı ülkemizde ve dünyanın belli bölgelerine halen sosyal ve kültürel önemini korumaktadır. Kızlık zarının henüz bozulmamış olması hatalı olarak kadının bekaretinin, yani bir erkekle birlikte olmadığının sembolü ve yine hatalı olarak ilk ilişkide kanama olmaması kadının daha önceden bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun kanıtı olarak görülmekte ve birçok masum genç kız bu yüzden tüm yaşamlarını etkileyecek olaylarla karşılaşabilmektedir. Bu durum yalnız bizde değil, birçok kültürde geçerlidir.

Devamını oku

Soya herkes için ’sihirli gıda’ değil!

January 3, 2009 by Doktorunuz  

breast_cancerBazıları soyanın mucizevi olduğunu düşünse de, göğüs kanseri riski taşıyan kadınların ve böbrek taşı olanların bu besinden uzak durmasında fayda var. En iyisi; soyayı ‘işlenmemiş’ haliyle tüketmek..

Soya sütü gerçek sütten daha mı sağlıklı? ‘Tofurkey’ (vejetaryenler için soya bazlı bir gıdayla hazırlanan hindi taklidi) size, gerçek hindiden daha fazla mı yarar sağlıyor? Bir ’sağlık besini’ olarak tanınan soya üzerinde çalışan araştırmacılar, bu konuda ebeveynlerle gençlerin gece sokağa çıkma konusunda tartıştığından daha fazla tartışıyor.

Devamını oku

Sonrakı Sayfa »