Böbrek Ağrısına İyi Gelen Şifalı Bitkiler

January 19, 2010 by Doktorunuz  

BÖBREK AĞRILARI

bel-agrisiTanımı : Karın arka duvarında bel kemiğinin her iki yanında bulunan böbreklere giren bıçak gibi veya sürekli ağrılardır. Bu ağrılar tek böbrekte de oluşabilir. Bazen böbrek ağrısı başka ağrılarla karıştırılabilir.

Nedenleri : Bu ağrılar çeşitli böbrek rahatsızlıklarının neden olduğu gibi ( böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi ) bazen de üşütme veya darbe gibi dış etkenlerde neden olabilirler. Ağrının nedenini öğrenmek önemli olduğu için mutlaka uzman doktora gitmek gerekir.

ÖNERİLER

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış 2 çay kaşığı sinir otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekledikten sonra süzülüp içilir. Günde üç kere tekrarlanmalıdır.

Yarım litre ılık suyun içine ince kıyılmış iki iri baş kuru soğan katılıp 8 saat bekletildikten sonra günde 3 öğün aç karnına bir kahve fincanı içilir.

Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış 2 çay kaşığı acı pelin otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekledikten sonra süzülüp içilir. Günde üç öğün tekrarlanmalıdır.

Bir fincan kaynar suyun içine bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekledikten sonra süzülüp içilir.

İri bir lahananın geniş yaprakları kaynar su buharında yumuşatıldıktan sonra böbreklere sarılır. Soğudukça değiştirilir.

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış 1 çay kaşığı koyun otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre bekledikten sonra süzülüp içilir.

Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı karabaş otu ve bir su bardağı arpa katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde 3 öğün birer çay bardağı içilir.

Taze nar ve üzüm suyu içilmesi, tatlı badem, fındık, kereviz gibi besinlerin yenilmesi faydalı olacaktır.

Böbrek bölgesini sıcak tutmak, ayakları üşütmemek gibi önlemler de iyi gelecektir.

Sağlıklı Beslenme

January 17, 2010 by Doktorunuz  

saglikli-beslenme

Yeterli ve dengeli beslenme, vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alımasıdır.

Hangi besinleri, ne kadar tüketmeliyiz?
1.grup:  Süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, ayran, peynir)
Bu grup besinlerin içindeki kalsiyum kemiklerin oluşumunu, kanın pıhtılaşmasını, anne karnındaki bebeğin kemiklerinin oluşumu ve çalışması için gereklidir.
Kemiklerde kalsiyum birikimi 30 yaşına kadar devam eder. 30 yaşından sonra ise yavaş yavaş kemikteki kalsiyum azalır. Menopozla azalma hızlanır. Çocukluk ve gençlikte kemikteki kalsiyum birikimi en üst düzeyde olursa, yaşlılıkta kemik erimesi daha az olur.

  • Her gün 3 su bardağı kadar süt ya da yoğurt ve 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir tüketilmelidir.


2.grup: Et ve ürünleri (et, tavuk, balık), kuru baklagiller (nohut, kuru fasulye vb.), yumurta

Bu grup besinlerdeki protein, vücudun canlılığını ve vücudun dışarıdan gelen mikroplara karşı savunmasını sağlar.

  • Et, tavuk, balık grubundan birini her gün 3 köfte parçası büyüklüğünde,
  • Kurubaklagiller gününde 1 porsiyon (1 tabak ve tabakta 4-5 yemek kaşığı olacak),
  • Yumurta günde 1 adet tüketilmelidir.

3.grup: Sebze ve meyveler
Bu grup besinlerde bulunan vitaminler, kanser ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudurlar. Vücudun hastalıklara karşı savunma sistemi oluşumu için gereklidir.

  • Günde 7-9 porsiyon tüketilmelidir. Örneğin; 1 elma 1 porsiyon, 1 su bardağı üzüm tanesi 1 porsiyondur. 1 tabak sebze yemeği (4-5 yemek kaşığı) 1 porsiyondur.

Sigara içen kişilerin günlük vitamin C gereksinimi 5-10 kat artmaktadır.

4.grup: Tahıllar (ekmek, pirinç, makarna vb.)
Bu grup besinlerin içerdiği karbonhidratlar vücuda enerji sağlarlar. Ağır beden hareketleri için en elverişli enerji kaynağıdırlar. Kalın bağırsakların çalışmasını artırarak, zararlı atık maddelerin bağırsaklarda uzun süre kalmasını önler.

  • Günde 6-11 porsiyon tüketilmelidir.

Örneğin;
1 tabak (4-5 yemek kaşığı) 1 porsiyondur.
1 dilim ekmek 1 porsiyondur.

Vücudumuzun ayrıca şeker ve tatlı tüketimine ihtiyacı yoktur.

SU
Normal koşullarda vücuttan 2,5 litre civarında sıvı atılır. Bu sıvı kaybı su, besinler ve içecekler ile karşılanır. Günde 2-2,5 litre su tüketilmesi gereklidir. Su kaybı temin edilmese ölümle sonuçlanabilir. İnsan besin almadan vücudundaki depoları kullanarak günlerce, fakat susuz birkaç gün yaşayabilir.

Kaynak: Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi

Fındık ve onun Faydaları

January 15, 2010 by Doktorunuz  

fidnik

Fındık: E vitamini ve protein’ in yanı sıra, kalsiyum, potasyum, demir, çinko ve magnezyum gibi mineraller bakımından çok zengin bir gıdadır. kalp ve damar sağlığımız açısından oldukça önemli olan fındığın doymamış yağ oranı da oldukça fazladır. Ayrıca, B grubu vitaminler bakımından da zengindir.
Fındık ticari açıdan en çok ülkemizin Doğu Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir.

Fındığın Faydaları: Fındık en başta mükemmel bir enerji kaynağıdır, vücuda enerji ve güç verir, zihin ve beden yorgunluğuna iyi gelir. Kalp ve damar hastalıkları konusunda oldukça faydalıdır. Kalp ritmini düzenlemekte ve kalp krizi geçirme olasılığını azaltmakta etkilidir. Vücut ve kemik gelişimini destekler. Hamilelerin kendileri ve doğacak bebekleri için fındık yemeleri oldukça faydalıdır. Kansızlığa iyi gelir. Cinsel gücü arttırır. Cinsel gücü arttıran bir yiyecektir. Cilde iyi gelir. Her gün 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının 100%’ ünü karşılamaya yeterlidir. Fındık içeriğinde bol miktarda barındırdığı beta- sitosterol maddesi kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi birçok hastalığı önlemekte oldukça önemli bir yardımcıdır. Gelişme çağındaki çocuklara da hem enerji verdiği hem de besleyici olduğu için gelişmeleri bakımından oldukça faydalı bir bitkidir. Böbrekteki kum ve taşları döker. Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır. Çünkü, vücuda kuvvet vererek beden ve zihin yorgunluğunu giderir, besleyici özelliğinin yanında cinsel gücü artırıcı etkisi de vardır. Süt ve süt ürünleri demir bakımından yetersiz olduğu için Fındıkla birlikte tüketilirlerse, demir açığı kapatılır.

Fındık Yağı: Kuru ve yıpranmış ciltlerde, doğum öncesi ve sonrası cilt esnekliklerinde çatlakları önlemek amacıyla doğum sonrası karın bölgesini sıkıştırmaya yardımcı olarak kullanılabilir. Cildi Güzelleştirir.
Kullanımı: Haricen masaj şeklinde sürünerek, saç için parmak uçları ile friksiyon yapılarak kullanılması tavsiye edilir.

Nasıl Tüketilir: Fındık üç şekilde; yaş, kuru ve yağ olarak tüketilmektedir. Yaş fındık fazla tüketilirse ishal yapar.
Yüksek tansiyonu olanlar daha dikkatli tüketmelidirler.

BÖBREK HASTALIKLARI

January 11, 2010 by Doktorunuz  

bobrek-agrisi

Böbrek hastalıklarına iyi gelen bitkiler,meyveler aşağıdakılar olarak belirlenmiştir;

Adaçayı bir miktar kurutulup 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde böbrek ve mesane rahatsızlıklarına iyi gelir.

Anason tohumları toz haline getirilip, üzüm şırasına karıştırılarak içildiğinde böbrek taşlarını düşürür.

Armut, böbrekleri çalıştırır.

Arpanın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına iyi gelir.

Andız otu üzüm şırasının içinde bir ay bekletilip içilirse böbrek, mesane ve safra kesesi taşlarının oluşumunu önler.

Domates, pırasa, armut ve üzüm safra ve böbrek taşlarına iyi gelir. Domates, sıcak aylarda bol miktarda yenilirse, böbrek ve kan dolaşımını rahatlatır. Domatesten tam olarak yararlabilmek için daima çiğ yemelidir.

Hint safranı kökü ve çalısı kaynatılarak içildiğinde karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıklarını giderir.

Kanser Çaresiz Değil

January 11, 2010 by Doktorunuz  

kanser Kayısı: Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir.Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu  etkisi vardır.Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.

Tahıllar: Arpa,mısır,buğday,yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum  içerir.Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır.Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
Fasulye:Fasulye,C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen  antioksidanlar açısından zengindir.  Ayrıca B vitamini seks hormonlarını kuvvetlendirir.
Pancar: Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar  suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.
Lahana: Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.
Havuç: Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını  ortaya koymuştur.Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri  gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.
Nohut: Yağ düzeyi düşük ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum,bakır,manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.
İncir: Potasyum,demir ve kalsiyum içerir.Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.
Sarımsak: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole,kalp  ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.
Fındık: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından  zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.
Mercimek: B vitamini,demir,kalsiyum,magnezyum,fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür. Şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.
Zeytinyağı: İçindeki omega yağ asitleri,kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir.Bu sayede kalp krizi,felç,kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.
Soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirir.İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak  kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı,peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.
Şeftali: Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının %50,sini karşılayabilir.Sindirimi  kolaydır.Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından  da zengindir.Bir tanesinde 33 kalori vardır

Ayvanın Faydaları nelerdir?

January 9, 2010 by Doktorunuz  

ayva

Mayhoş, sulu ve sert olan limon ayvası ile, tatlı daha yumuşak fakat sulu olmayan ekmek ayvası olmak üzere iki çeşidi vardır. Çiçekleri zamanında toplanıp gölgede kurutularak saklanır.
Vitamin mineral ve şeker açısından zengin besleyici bir meyvedir. Meyvesi taze olarak kullanılır. C vitamini yönünden çok zengindir.

*Sindirim sistemi içinde faydalıdır. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir, ince bağırsak iltihabını giderir. Ayva suyu içilirse mideye kuvvet verir hazım etmeyi kolaylaştırır ve ishali keser, dizanteri hastalığının tedavisinde kullanılır. -Ayva şerbeti yada yapraklarının haşlanarak suyu içilir. Ayva suyu kabızlığa iyi gelir.

*Kusmayı, kan kusmayı, ağızdan su gelmesini önler, bu durumda ayva olduğu gibi yenir. Zatüre ve kan tükürmelerinde de ayva suyu içilir.
*Kanı temizler karaciğerin çalışmasını düzenler. Safra salgısını arttırır.
*Şurubu ile gargara yapılırsa boğaz iltihaplarını iyi gelir, ağız kokusunu giderir. Yine kurutulmuş ayvanın suda bekletilmesiyle elde edilen sıvıyla yapılan gargara boğaz iltihabına iyi gelir.- Gargaradan sonra hemen tükürmeyip ağızda bir müddet bekletilmesi gerekir. Çekirdeği, boğazdaki ağrıları, gıcık ve kızarıklıkları giderir. Ses kısıklığı ve öksürüğe iyi gelir, göğsü yumuşatır; Ayvanın çekirdekleri alınıp su ve sütle kaynatılır suyu sıcak sıcak içilir. 40gr Ayva çiçeği 1 litre suda çay gibi kaynatılıp, yemek aralarında ılık olarak birer çay bardağı içilirse öksürüğe iyi gelir.

*El-ayak meme ucu, dudak, çatlaklarını geçirir, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelir merhemi yapılıp kullanılır. İki ayvanın çekirdeği bir fincan suda kaynatılıp, günde birkaç kez çatlaklar pamukla silinirse iyi gelir.Yanmalarda ve göz iltihaplanmalarında, çekirdekleri kaynatılarak elde edilen merhem sürülür.

*UYARI: Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar dikkatli yemelidir. Ayvanın genelde çiğ yenmesi tavsiye edilmez reçel yada kompostosu tercih edilmeli.

Ömer Osman Korkmaz, Bitkilerle tedavi

January 8, 2010 by Doktorunuz  

Ömer Osman Korkmaz, Şifalı bitkilerden faydalanılarak bazı hastalıkların nasıl tedavi edileceğini açıkladı

zeytin_jpgHemoroid(Basur) : Hemoroid sorunu olanlar hakiki zeytinyağından başka yağ Devamını oku

Sonrakı Sayfa »